Bu Parktan Bediüzzaman Geçti (Ah Ben / Denizli Günlüğü)
9 Eylül 2026 Oğlumu Ankara’ya uğurladık bugün. İyi bir üniversitenin matematik bölümünde okuyacak. Önce hazırlık. Bir yılı dil öğrenmeye vermek doğru mu bilmiyorum ama yabancı dil elzem. Çevreden çok karışan olsa da Vehbi bu bölümü tercih etti. Herkes tıp, mühendislik derken temel bilimlere yöneldi. Ben tercihine saygı duydum. “Sen daha iyi bilirsin,” dedim. Çünkü bana da annem babam karışmamıştı. Kararıma güvenmişlerdi. Okumuş, güya aydın biri olarak köylü, ümmi ana-babamın gerisinde kalmak istemedim. Her geçen gün irfanlarına hayranlığım artıyor, belki ömür devirlerinden “Keşke babam sağ olsaydı da danışabilseydim” devrinde olmamın da etkisi vardır bunda. Birkaç gün önce seviye belirleme sınavı ve yurt kaydı için beraber gitmiştik Ankara’ya. Bu sefer ilk kez tek başına şehir dışına gidiyor. Gurbet sayfası onun için de açıldı işte. Bizim nesle göre oldukça geç bir yaş. Biz beşinci sınıftan sonra ayrılırdık evden. Yine de gurbet bu, elbette çok zordur. O gidişimde Hacı Bayram...





